|
Bizim
Keko
Gözlerinde artık yok,
ilk çocukluk aşkının
utangaç bakışları...
nede sevda yollarında
tükenmiş gençliğinin
hoyratça savruluşları...
artık yok Çayında
serin yayla kokuları,
ve asi dağ rüzgarları...
nede cigarasında karanfil.
yok artık elinde Mavzeri,
ne asi dağların heybeti,
nede önünde kahpe pusular!
O bir Yorgun demokrat
ne cebinde kin defteri,
nede koynunda zehirli hançer!
yüreğinde barış türküleri şimdi.
Ak düşmüş saçlarına,
sürgünde ölümü bekler!
Yazılmamış romanların
kahramanıdır bizim Keko
Sırtında yılların kahrı,
yüreğinde paylaşılmamış ağıtlar!
O bir son Savaşçı!
ne boynunda künyesi,
ne göğsünde madalyalar!
Çalınmış hayatların,
canlı bir tanığı!
Korkunç tufanların,
son kurtulanıdır bizim Keko
vede vakitsiz gidenlerin sırdaşı!
Bir hayal avcısıdır o!
ensesinde ölümün soluğu,
yanıbaşında uçurumlar...
Yapılmamış mahkemelerin
hem sanığı!
hem tanığıdır!
Artık yok,
içinde coştuğu halaylar,
vede koynunda yattığı
dost dağlar...
Yakılmamış türkülerin
Ozanıdır bizim Keko
yarım kalmış aşkların,
hep kaybedeni!
Siyasi kavgaların yorgunu...
sırtında dost hançeri,
elinde kızıl güller!
Tüketmiş
tüm cephanesini
bizim Keko
tek silahı kalmış:
Kalemi!
tek mirası:
hatıraları!
Halil Alp
Güney dergisi (35.sayı-2006)
www.guneydergisi.com |