|
ANA
Ben vurulduğumda,
bir seher vaktiydi Ana:
Daha doğmamıştı Güneş,
Koğ tepesinden;
kıpkızıl,
mert gülüşüyle...
Şaha kalkmıştı acılarım,
heybetli bir dağın yamacında...
Az ötemde bir Pınar,
ağlıyordu sessizce!
Uzanıp içemedim,
dizlere derman suyundan...
avuç açtım nazlı sesine!
uzanıp içemedim Ana,
avuç dolusu,
Kana kana!
Ben vurulduğumda,
bahardı Ana;
toprak,
buram buram,
yaşam kokuyordu!
yanıbaşımda titreyen Kardelenler,
maviliklerde
al Turnalar...
Sardım son cigaramı Ana,
tellerinden sevda kokan...
ve bıraktım son yudumumu,
tüm kederlerin üstüne!
Ve kaldı geride Ana:
ülkemin kırlarına serpili soluğum,
toprağına gömülü,
yarım kalmış gülüşüm...
Ben vurulduğumda,
daha çocuktum Ana!
Bir cebimde bitmemiş masallar,
diğerinde acılarım...
ve yüreğimde sen vardın Ana!
Halil Alp
Mahsus Mahal Dergisi (12. Sayı)
www.mahsusmahal.com |